Türkiye genelinde, mart ayında yağışlarda görülen artışla barajlardaki doluluk oranları geçen yıla kıyasla önemli ölçüde yükselirken, bu durum su rezervleri açısından olumlu bir tablo oluşturdu.
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün mart ayına ait iklim ve sulama izleme verilerine göre, Türkiye genelinde bu dönemde gerçekleşen yağışlar hem mevsim ortalamalarının hem de geçen yılın üzerinde oldu.
Bu kapsamda, 1 Ekim 2025–31 Mart 2026 tarihlerini içeren 2025-2026 su yılına ait 6 aylık yağış miktarı, normal değerleri ve önceki dönemi aşarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde ülke genelinde ortalama 468,8 milimetre yağış kaydedildi.
Mart ayında ortalama sıcaklık 7,5 derece olarak ölçülürken, bu seviye 1991-2020 yılları mart ayı ortalamasının 0,2 derece altında kaldı.
Aşırı yağış bazı bölgelerde olumsuzluklara yol açtı
Türkiye genelindeki fenolojik duruma bakıldığında, yağışların normallerin üzerinde, sıcaklıkların ise mevsim değerlerine yakın seyretmesi sayesinde tarımsal üretim ve bitki gelişiminin genel olarak olağan seyrinde ilerlediği görülüyor.
Bölgesel değerlendirmelerde Marmara Bölgesi’nde hububat gelişimi sağlıklı ve normal düzeyde devam ederken, yeterli yağışlar nedeniyle kuraklık riski bulunmuyor. Bölge genelinde su stresi yaşanmazken, üretim süreci planlandığı şekilde sürüyor.
Ege Bölgesi’nde de hububat gelişimi genel olarak normal seyrederken, yağışların yeterli hatta yer yer fazla olması kuraklık riskini ortadan kaldırıyor. Ancak bazı alanlarda aşırı yağıştan kaynaklı kısmi verim kaybı ihtimali dikkat çekiyor.
Akdeniz Bölgesi’nde tarımsal faaliyetler beklendiği şekilde ilerlerken, yoğun yağışlar bazı noktalarda lokal zararlara neden oluyor ve su fazlalığı risk oluşturuyor.
İç Anadolu Bölgesi’nde bitki gelişimi dengeli, homojen ve sağlıklı bir görünüm sergilerken, bölge yüksek üretim potansiyeline sahip sorunsuz bir dönemden geçiyor.
Karadeniz Bölgesi’nde bitki gelişimi genel olarak normal seyrinde devam ediyor. Yüksek kesimlerdeki kar örtüsü tarımsal faaliyetleri kısmen sınırlandırsa da fındık ve çay gibi ürünlerde aktif bir süreç yaşanıyor.
Doğu Anadolu Bölgesi’nde arazilerin büyük bölümünün karla kaplı olması bitki gelişimini yavaşlatırken, bu durum aynı zamanda bitkiler için koruyucu bir etki ve önemli bir su kaynağı sağlıyor. Bölgede genel olarak kontrollü ve verimli bir üretim potansiyeli öngörülüyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise aşırı yağışlara bağlı olarak bazı alanlarda su birikmesi görülürken, sararma, mantari hastalıklar ve besin eksikliği gibi yerel sorunlar yaşanıyor.
Tarımsal üretimde verim beklentisi güçlü
Türkiye genelinde aşırı sıcaklıklar ya da ani hava dalgalanmalarının yaşanmaması, bitki gelişimi açısından dengeli bir ortam oluşturdu. Yağışlar özellikle geçen yıla kıyasla belirgin şekilde arttı.
Bu artış, su kaynakları ve toprak nemi üzerinde olumlu etki yaratırken, kuraklık riskini büyük ölçüde azalttı. Buna karşın bazı bölgelerde aşırı yağışlara bağlı sel, su birikmesi ve hastalık gibi yerel sorunlar görüldü.
Su yılı (ekim-mart) verilerine göre ülke genelindeki yağışlar, hem uzun yıllar ortalamasının hem de geçen dönemin oldukça üzerine çıktı. Yağışların son yılların en yüksek seviyelerine ulaşması, nemli ve verimli bir üretim dönemi beklentisini güçlendirdi.
Havzaların büyük bölümünde yağış artışı kaydedilirken, Mart 2025’te yüzde 43,9 olan baraj doluluk oranı, bu yılın aynı döneminde yüzde 56,9’a yükselerek su rezervleri açısından olumlu bir tablo ortaya koydu.
Mart ayı itibarıyla Türkiye genelinde 2025-2026 tarım sezonunun, genel olarak olumlu, dengeli ve yüksek verim potansiyeline sahip bir süreç olarak ilerlediği, ancak bazı bölgelerde su fazlalığına bağlı risklerin de göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendiriliyor.
Yorumlar